Aysel konuşuyor, kimse susmuyor. Yoğun bir uğultu, bir Aysel… Ne söylediğin anlaşılmıyor Aysel. Bir adam boğukluğuyla uğultuya daha çok tuz daha çok biber der gibi uğultu katıyor. Kafası bulanık bir Aysel, anlamıyor şu an ne oluyor ne bitiyor. Bir şeyler oluyor ama bitmiyor. Çünkü herkesin dudakları fikir tükürmeye doğmuş, beyinleri kepengi kapatmış utançtan. Ipıslak kulakların var Aysel. Kokuyor, tükürük kokuyor. Bu koku hayalini kurmadığın yere, seni umursamadan kazık çakıyor. Kazığın üzerinden koca tekerlekler geçiyor, o tekerlekler sana çarpıyor. Hatırla! Pardon unutabilmiş miydin ki? Bir insan koca tekerlekle nasıl dövülebilir yahu! İnanamadın mı? Yalan söylüyorsun, yalan değilse de abartıyorsun. Lütfen abartılı bir yalancı ol Aysel.
Kaba, kırmızı eller ağzında, burnunda, boğazında, nefesini kesiyorlar. Çocuğun geliyor, seninle oyuna dalıyor, oyun evcilik ve çocuğun zarif, beyaz elleri ağzında, burnunda, boğazında. Nefesini kesemiyor ama beynini donduruyor. Beyaz, narin ve korunaksız. Beyaza kırmızı kolay bulaşır Aysel.
Terk etmeli, biliyor. Nasılları karıştırıyor içini. Bir başına gelmedi bu dünyaya ama şimdi en çok o bir başına. Üstelik başında da iki kokulu kulağı var. Püh; gidip ne yapacaksın, püh; memnun edebilseydin tacın olurdu, püh; adamı çıldırt çıldırt sonra, püh; şu günahsızları direksiz bırakacaksın, püh… Bir başına Aysel ve Allah kahretsin başı bir kadın. Uğultulara sarılı bir kadın, ruhu tuzlu biberli. Bu kadar baharatlı olmamalı sanki, tarif bu değil, değil. Hangi baharat morartı katar kola, bacağa ve yüreğe?
Her şeyden önce o bir kadın sonra anne. Kadın olarak konuştu, anlaşılmadı. Belki anlatmaya devam etti ama içten içe sustu. Yuttu kendini ve düşlediği yaşamını. Ama çocuklarını yutamıyor ki Aysel. Görseniz iki meleği; biri annesinin annesi olmaya adamış ve büyütmüş bir anda tüm çocukluğunu, diğeri habersiz oyun zannediyor tüm gerçeği. Çocukları illa bir yerlere kazık çakacaksa çiçekli bahçeleri seçsinler istiyor Aysel. Bataklıkta ektiği tohumlar tutmuyor. Bir yol arıyor, bir başına.
Başını da alıp gidiyor Aysel,
Püh; Hem de kadın başına.




